Güneşten Korunma
Güneş özellikle D
vitamini oluşumu için yararlıdır. Ancak bunun için cildin küçük
alanlarının (yüz, eller,kol gibi) kısa süreli UVB maruziyeti (20
dakika) yeterlidir. Bunun yanında yapay ve doğal güneş ışınları
sedef, ekzama gibi bazı deri hastalıklarının da iyileştirilmesinde
yardımcıdır. Ayrıca güneşli havalar psikolojik rahatlama, canlılık
getirebilir.
Güneş ışınlarının
bu yararları yanında çoğunlukla insanların bilmediği, ya da bilinse
de son yılların güzellik anlayışı itibarıyla bronz tenin cazibesine
kapılıp fazla dikkate alınmayan çok sayıda zararları vardır.
Güneş ışınlarının
yan etkileri hemen ortaya çıkabilir. Özellikle beyaz tenli kişilerde
dikkatsiz güneşlenmelerde güneş yanıklarına sık rastlanır. Güneşe
hassasiyet yaratan bazı ilaçların (doğum kontrol hapları gibi)
kullanımı bir takım reaksiyonlara neden olabilir. Yine bazı deri
hastalıkları güneşle şiddetlenebilir. Uzun vadede ciltte kırışmalar,
renk değişiklikleri, deri kanseri öncüsü bazı deşiğiklikler ve
çeşitli deri kanserleri, gözde katarakt oluşumu da zararlı
etkilerdendir. Uv ışınları etkisiyle serbest radikaller oluşmakta
bunun sonucunda hücre çekirdeğinde kalıcı degişiklikler meydana
gelmektedir. Güneş ışınları başlıca infrared ışınlar, görünür ışık
ve ultraviyole ışınlarından oluşmaktadır. Görünür ışık normal
kişilerde zararsızdır. Bazı kimyasal maddelerle
güneşe duyarlılık yapabilir. İnfrared ışınlar da düşük dozlarda
zararsızdırlar.
Uv Işınım
UvC: Ozon tabakasından geçemez. Güneş koruyucularda UvC'ye
karşı koruma yoktur.
UvA ve UvB
ultraviyolenin zararlı etkilerinden sorumlu ışınlarıdır.
UvA:
Düşük enerji seviyesine sahiptir. Güneş allerjilerine sebep olur.
Camdan geçebilir. Tüm yıl boyunca kapalı havalarda ve binaların
içinde de etkilidir.
IPD:
Immediate pigment darkening (Ani pigment koyulaşması).
PPD:
Persistent pigment darkening (Dayanıklılık pigment koyulaşması).
Değerleri bir
güneş koruyucuda UvA'ya karşı koruma faktörünü belirler.
UvB:
Yüksek enerji seviyesine sahiptir. Güneş yanıklarından sorumlu
morötesi ışınlardır. Camdan geçemez. Yazın daha fazla etkilidir.
Sun protection
factör (SPF) UvB'ye karşı koruyucunun koruma derecesini gösterir.
Kişilerin çoğu
yaşam boyu güneşe maruziyetin %50-80'ini 18 yaşından önce tamamlar.
Cilt kanseri gelişmesinde tüm yaşam boyunca maruziyetin yanısıra su
kabarcığı oluşturacak kadar şiddetli güneş yanıklarının sayısı da
önemlidir. Bu nedenlerle çocukların güneşten korunması da çok
önemlidir.Çoğu firmanın çocuklar için üretilmiş ürünleri mevcuttur.
Özellikle açık tenli kişiler güneşin zararlı etkilerinden daha fazla
etkilenirler ve yan etkiler de daha fazla görülür. Bu kişilerin daha
dikkatli olması gerekmektedir.
Güneşten
korunma
-
Güneş
ışığının giysilerle bloke edilmesi: İnce, pamuklu kumaşlar,
ıslak tişörtler ve suni ipekten yapılmış ürünler ışığı daha
fazla geçirir. Bu giysiler giyilmeden önce güneş koruyucular
kullanılmalıdır. Şapka, Uv korumalı güneş gözlükleri faydalıdır.
-
Güneşlenme
zamanı seçimi: Sabah 11 öğleden sonra 15 arası güneşe
çıkılmamalıdır.
-
Güneş
koruyucular: Kolay uygulanmalı, uzun süre etkinliğini devam
ettirmeli, UvA ve UvB' ye karşı korumalı, yan etki riski az
olmalıdır. Güneş koruyucunun etkisini gösterebilmesi için güneşe
çıkmadan 30-60 dk. önce sürülmelidir. 2-3 Saatte bir
tekrarlamalıdır. Terleme, yıkanma, yüzme sonrasında yenilemek
gerekir.
-
Eğitim:
Bronzlaşmak derinin ultraviyole ışınlarına karşı verdiği bir
korunma reaksiyonudur. Sağlık anlamına gelmez. Bronzlaşırken
ultraviyolenin zararlı etkilerinden korunmak mümkün değildir.
Mor ötesi
ışınları "ultravilet sensometer" adlı kredi kartı
büyüklüğünde aletlerle kolaylıkla ölçülebilmektedir. Bu tür aletler
kendi kendimize ölçüm yapabilmemizi sağlar. Bunun yanında hava
durumu bültenlerinde yurtdışında halka ultraviyole indeksi ile
ilgili bilgiler verilmektedir. Bizde bu tür bir uygulama olmasa da
açık, güneşli, yaz günlerinde ve öğle saatlerinde Uv indeksinin
yüksek olduğu düşünülüp daha dikkatli olmak gerekir.
Güneşten korunmayı sadece tatilde güneşlenirken değil, yaz ve kış
aylarında da günlük alışkanlık haline getirmeli ve özellikle
çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Sağlıklı beslenme gibi tüm yaşam
boyunca uygulanılacak bir kural olarak hayatımıza yerleştirmeliyiz.